Büyük şantiyelerde sıkça rastlarız bu tabelaya.
“Çevreye verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz.”
Evet, şantiyeler rahatsızlık verirler çevrelerine.
Hafriyat tozu, çamuru, her tarafa saçılmış olan çeşitli inşaat malzemeleri.
Çevresindeki trafiğe olumsuz etkisi, gürültüsü gibi birçok rahatsız edici neden yazılabilir.
Ayrıca kalabalıktır şantiyeler.
Müteahhidi, mimarı, taşeron firma yetkilisi, kalfaları, ustaları, satıcısı, alıcısı, emekçileri ile sürekli bir devinim vardır şantiyelerde.
Bundandır ki; şantiye yöneticileri olumsuz tepkiden kurtulmak adına tabelalar ile çevredekilerden özür dilerler.
...
Sevgili edebiyat ve şiir tutkunları,
Şiirin şantiyesi şairin kalbi ve ruhudur yalnızca.
Tozu, pisliği, ortalığa saçılmış atıkları yoktur bu şantiyenin.
Kalabalıktır dizeler ama gürültü olmaz şiirin şantiyesinde.
Yalnızca şairdir emek veren ve yalnızca şiirdir üretilen
Özetle çevresini rahatsız etmez şiir şantiyesi.
Şantiye yöneticisi şair de, özür dileyen tabelaya ihtiyaç duymaz asla.
Bütün şiir tutkunlarının çok iyi bildiği bu konuyu yazmamın anlamsızlığını da biliyorum.
Ancak, çok değer verdiğim ve beğenerek okuduğum şair dostlarımın beni ve rahatsızlık duydukları konuyu doğru anlamalarını istiyorum.
Sevgili şair dostum Atilla Güler’in edebiyat defterinde “hüznü vurdu müzik” isimli şiirine sitemize yeni katılmış ve henüz hiçbir eser eklememiş* olan birinin yazılan dizelerin hak etmediğine inandığım çirkin ve aşağılayıcı yorumunu üzüntü ile okudum. (19 Ağustos 2007 Pazar 18:47:49)*
Yorumcu yeni üye bu saldırısını aceleci** bir tutumla sürdürmüş ve siteye yeni bir şiir*** eklemiştir. Küçük Bir Kırıntı*** (Yazdığı yorumdan onüç dakika sonra)
Eklenme tarihi : 8/19/2007 7:00:39 PM**
O kadardır ki yeni üyenin hırsı, şiirin hikayesi seçimini yaptığı halde bir an önce yayımlamak için saldırısını, hikayesini yazamamıştır şiirinin.
Kendi şiirini ekleme yaptıktan yirmibir dakika sonra, yeni bir saldırı ile şiirin hikayesini yazamama gerekçesiyle bir yorum**** asmıştır şiirine.
19 Ağustos 2007 Pazar 19:21:31****
ŞİİRİMİN HİKÂYESİNİ YAZAMADIĞIM İÇİNDİR:
Şiir şantiyelerinin sevgili ve saygın emekçileri olan değerli şair dostlarım,
Çok sevgili ve değerli şiirsever okurlar,
Yukarıda belirttiğim durum; önce bir edebiyat tutkunu sonra da bir şiirsever olarak beni çok üzdü.
Haksızca saldırılan sevgili şair Atilla Güler ile görüştüm. O da üzgün olduğunu ve bunu hak etmediğine inandığını belirtti. Birlikte bir tepki yorumu yazalım ve diğer şair dostlardan da destek isteyelim dedim.
Sevgili Atilla, ancak kendi yorumunu yazdı ve sonrası bana kaldı.
Ben de, dizelerinden tanıdığım ve özenle okuyup takip ettiğim çok değerli şair dostlarımın özel mesaj kutularına şu daveti gönderdim.
“Sevgili ...,
Kardanyusuf şairin bugünkü küçük bir kırıntı şiirine ironik yorumlar yazıyoruz.
Seni ve dostlarını da bekliyoruz.
iyi geceler.
:))) “
Bu daveti gönderdiğim arkadaşlardan bazıları bana mesaj atarak protesto nedenini sordular. Ben de yukarıdaki kadar ayrıntılı olmadan kısaca açıkladım.
Ayrıca bu tür protestonun daha önce de başka şiirlere yapıldığını hatırlattım. Daha önceki protestoya bizzat katılmış olan bir arkadaşımız bana aşağıdaki mesajı gönderdi.
Gönderen : istisna
Tarih : 8/20/2007 12:37:43 AM
Konu : RE:RE:Merhaba
Yine de ben girmeyeyim darılmazsanız;)
İyi geceler size..
...
Mesajda göreceğiniz gibi yaptığımız protestonun yanlışlığı veya etik olmadığı gibi bir görüş belirtilmemiştir. Hatta mesajı yazan arkadaşımız, darılmazsak bu protestoya katılmak istemediğini belirtmiştir. Son derece kibar ve haklı olan bu mesaja teşekkür ettim ve iyi geceler diledim.
Davet ettiğim arkadaşlardan yorum yazan da oldu yazmayan da.
Öncelikle katılan ya da katılmayan bütün arkadaşlarıma çok teşekkür ederim.
Bu olayda en çok şaşırdığım durum, sevgili yönetici Gizkenti’nin bana yazdığı mesajda üyeleri rahatsız ettiğimi belirtmesidir.
Bu mesajın hemen arkasından ilgili şiirin altına protesto eylemimizi kınayan hatta bizim kendi dalgamızda boğulacağımızı belirtecek kadar şiire sahip çıkan yorumlar asılmıştır.
Oysa benim kendi dalgamda boğulacağımı yazan bu arkadaş, aylar önce benzer bir protesto eyleminde başka bir şiirin altına ironik yorum yazmış biridir. (Edebiyat Defteri sitesinde mamur adlı şairin Yabancı dil bilmenin faydası isimli şiiridir bu.)
Sevgili edebiyat ve şiir tutkunları,
Sonrasında neler oldu sizler çok iyi biliyorsunuz.
Önce ben ve sevgili Gülşen Destanoğlu (guldestan) geçici olarak banlandık. Açık söylemem gerekirse bizimle birlikte (cingene) rumuzlu arkadaşımızın da banlandığını çok sonra öğrendim. Bu arkadaşımıza tepki mesajımız başka bir dostumuz tarafından gönderilmiş. O da kendi arkadaşlarına göndermiş. Veee yöneticilerimiz bunu da tespit etmişler.
Önce banlanmış olmamıza çok şaşırdım. Çünkü ben yaptığımın edebiyat ve sanata bir sakıncasının olmadığını, hatta tam tersi, şiirseverler tarafından olumlu etki göreceğini düşündüm. Hâlâ da aynı düşüncedeyim. Aksini düşünsem bu tepki mesajlarımı mail adresimden ya da msn den yapabilirdim. Ya da en azından yönetimde olduğunu bildiğim kişilere göndermezdim. "Edebiyat Defteri"ni yöneten kişilerin edebiyata, şiire sahip çıkacaklarından kuşkum yoktu çünkü. Kaldı ki, bir süre önce yukarıda yazdığım gibi başka bir şiire ironik yorumlar yazmam bu kişiler tarafından benden istenmişti. Ben de şimdiki düşüncemde olduğu gibi bu protestoyu haklı ve doğru bulduğum için o şiire de ironik yorumumu yazmıştım.
İki gün sonra Gülşen’i özgür bıraktılar. Ben hâlâ yasaklıydım.
Banlanmamızın yanlış anlamaktan kaynaklandığını düşünerek, niyetimin bilinmesi için yöneticilere şu yazıyı mesaj yoluyla gönderdim.
“Sevgili yönetici arkadaşlarım,
Öncelikle bu mesajımın sabırla sonuna kadar okunmasını ve mutlaka yazılı olarak cevaplanmasını istiyorum.
Bildiğiniz gibi aylardır sitenizin üyesiyim.
Şu ana kadar hiç kimseyi rahatsız ettiğim olmamıştır.
Hiçbir eserim çalıntı değildir.
Hiçbir yorumumda yazar arkadaşlara hakaret niteliği olan yorum veya mesajım yoktur.
Önce üyeliğimin bir gün askıya alındığını belirten mesajınızı ve hemen ardından üyeliğimin iptal edildiğini bildiren mailinizi üzülerek okudum.
Ve sayfamın tamamen kapatılacağını bekledim.
Ancak, görüyorum ki benim yazdıklarım halen sayfamda okurlar tarafından okunup yorumlar yazılabiliyor.
Ben hiçbir yanıtlama ya da savunma yapamazken, haksız bir şekilde eleştirilip, mağdur ediliyorum.
Bu kararı kesinlikle hak etmediğimi düşünüyor ve sizden son isteğim olarak aşağıdaki “ŞİİRİN ŞANTİYESİ” isimli yazımı yayımlamanızı rica ediyorum.
Bu yazımı yayımlama hakkımın bana verilmemesi durumunda ise, üyeliğimin açılmasının hiçbir anlamının olmayacağını belirtmek istiyorum.
Zira, adıma yapılan bu kadar eleştiriden sonra çok değer verdiğim dostlarımın hakkımdaki olumlu kanaatleri hiçbir şekilde geri gelmeyecektir.
Olumsuz ve çevresindekileri tahrik, taciz ya da rahatsız eden aktif bir üye olmayı kesinlikle kabul edemem.
Sonuç olarak, aşağıdaki yazımı “YAZILAR” veya “FORUM” bölümünde yayımlama izni verilmeyecekse sitenizdeki sayfamın tamamen kapatılması ve bütün eserlerimin, yorumlarımın ve mesajlarımın silinmesini rica ediyorum.
Sevgili yönetici dostlar,
Son söz olarak, üyesi olmaktan gurur duyduğum ve beğenerek takip edip, dostlarıma tavsiye ettiğim bu sitede kalmayı çok istediğimi belirterek selamlıyorum hepinizi.
Sevgiyle ve sağlıkla kalın
Hoşçakalın.”
Bu mesajıma yazılı bir açıklama yapılmadı. Ancak, bu arada yöneticilerimiz boş da durmadılar. Daha önce kendi yaptıkları protestoyu gizlemek için belirttiğim şiire astıkları ironik yorumları silerek temizlediler. Bu temizlik çalışmasını farkettiğimde anladım ki kendi kusurlarını yeterince gizleyince beni tekrar açacaklar. Temizlik çalışmasını yapanlar biraz dikkatsiz davranıp yalnızca şiirin altından kaldırabildiler önce yorumları. Yani ilgili şairin aynı sitedeki özel blog sayfasına girip diğer şiirlerinden bahsettiğim şiir seçildiğinde şiirin kapak sayfasında silinmiş olan ironik yorumların henüz durduğunu gördüm. Vee tabii ki bir süre sonra farkedilip buradan da silineceğinden emin olduğum için bu sayfaları kopyalayıp kayıt ettim. (Şu anda bu yorumlar ilgili sayfalarda tamamen silinmiş temizlik harekâtı istisnasız tamamlanmıştır.)
Beni ve arkadaşlarımı aşağıdaki yorumla kınayan ve istisnaların kaideyi bozacağını iddia eden bu değerli yönetici şairin aynı içerikte başka şair için yazdığı yorum bende kayıtlıdır.
20 Ağustos 2007 Pazartesi 00:59:40
Bence hayattaki ayrıntılardan sanat çıkarmak, "ezbere dayalı beylik sözler" saçmaktan daha zordur.
Yüzlerce şiir yazıp da aynı şeyi söylemektense, dişinin kovuğundan şiir çıkaran bir şair olmak yeğdir.
Dizelerinizi her yüreği kutladığım gibi, bu ilk paylaştığınız şiiri kutluyorum ve devamını bekliyorum.
Not: Hiçbir yürek paylaşımıyla dalga geçilemez, geçenler kendi dalgalarında boğulurlar.
Yüzlerce şiir yazıp da aynı şeyi söylemektense, dişinin kovuğundan şiir çıkaran bir şair olmak yeğdir.
Dizelerinizi her yüreği kutladığım gibi, bu ilk paylaştığınız şiiri kutluyorum ve devamını bekliyorum.
Not: Hiçbir yürek paylaşımıyla dalga geçilemez, geçenler kendi dalgalarında boğulurlar.
Sevgili dostlarım, kayıt ettiğim bu yorumları word dosyasına yapıştırdım. Bu nedenle şimdilik buraya ekleyemiyorum. Ama bu sayfa resimlerini, teknik bilgisi iyi olan arkadaşlarımla jpg. Formatına aktarıp resim haline getireceğim en kısa zamanda.
Ve sizlerle bu resimleri paylaşacağım . (Tabii bu arada blogcu sayfama da saldırı olmazsa)
Hatta blogcu sayfamın linkler bölümüne kısa yolunu eklediğim negatif.com adresindeki resimlere de ilave edeceğim. Açıklama ekleyerek her birine.
...
Sevgili dostlarım, bu yazının çok uzadığını ve uzun yazıların okunma isteğini kırdığını biliyorum. Ancak, bu yazımda ilgilenen dostlarım tarafından mutlaka bilinmesi gereken gerçekleri açıklıyorum.
...
Yaklaşık bir hafta sonra benim yasağımı da kaldırdılar.
Tekrar yorumlar yazabildim sevdiğim şairlere, hatta yeni bir şiir de ekledim sayfama.
Şiirin Şantiyesi yazımı silmemiştim ama. Biliyordum birgün ihtiyacım olacaktı.
Bir süre sonra bir sabah yönetici Ansızın’dan şöyle bir mesaj aldım :
“Siz öğretmen misiniz? “
şöyle yanıtladım bunu :
“ Günaydın sevgili Habib bey,
Öğreniyorum hâlâ
Öğretmek ne haddime
Okumayı seven bir edebiyat, öykü, şiir tutkunuyum yalnızca
Selamlar, sevgiler
Aydınlık, güneşli bir güne merhaba “
...
Bu mesajların olduğu gece de yorumlar yazdım yine sevdiğim şair dostlarımın beğendiğim şirlerine. Ertesi sabah sayfama girmek istediğimde yine yasaklı olduğumu gördüm. Ancak, bu kez hiçbir ikaz ya da mesaj yoktu.
Sevgili Ansızın’a şu mesajı gönderdim son olarak :
Sevgili Ansızın,
Sevgili Habib bey, merhaba.
Bu sabah üyeliğim askıda yine.
Sanırım teknik bir problemdir.
...
Zira, etik değerlerle veya benimle ilgili olsa önce uyarı mesajı gönderirdiniz.
...
Yoksa dün gönderdiğiniz "Siz öğretmen misiniz?" sorusu bir uyarı mıydı?
...
Yoksa bu sitede okur olmak için öğretmen olmak zorunluluğu mu vardı?
...
Bu sorunuzu (Mesajınızı demiyorum çünkü, mesaj değildi yazdığınız. Siz yalnızca soru sormuştunuz.) kibarca yazılmış ve içinde iyi dileklerimde bulunan bir mesajla yanıtlamıştım.
...
"Edebiyat Defteri" adını taşıyan bir site yönetimine yakışır bir açıklama yapmanızı bekliyorum.
Selamlar, sevgiler
Bu mesajımdan sonra üyeliğimin iptal edildiğini bildiren bir mail aldım.
Daha sonra dostlarımdan öğrendiğime göre “ikinci şans” ismiyle bir de forum açmış Ansızın.
Bana ve Gülşen’e ikinci bir şans verildiğini ve bizim bu şansı iyi kullanmadığımızı belirtmiş.
Ve bu foruma tepkisini yazan dostlarımızı da banlamışlar. Bazı dostlarımız da kendi istekleriyle ayrılmışlar siteden.
Sonuç olarak :
Yukarıda uzun uzun ve bütün detayları ile anlattığım bu olayda beni üzen iki önemli noktayı söylemek isterim dostlarıma.
Birincisi ve en önemlisi maalesef henüz tanışma fırsatını bile bulamadığım ama tanışmayı çok arzuladığım (cingene) rumuzlu arkadaşımızın benim yüzümden bu durumu yaşamış olması.
İkincisi ise, “Edebiyat Defteri” ismini taşıyan bir siteyi yöneten arkadaşların düştüğü bu komik durum.
Bütün şair dostlarıma ve arkadaşlarıma selamlar, sevgiler.
Hüseyin Kekiç - 21.09.2007
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder